Teknolojinin gelişmesiyle birlikte kişiler arasındaki iletişim büyük ölçüde dijital ortama taşınmıştır. Telefon görüşmeleri, kısa mesajlar, WhatsApp yazışmaları, sosyal medya platformları ve konum paylaşımı gibi araçlar günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası hâline gelmiştir. Ancak bu iletişim araçları, bazı durumlarda bireylerin huzurunu ve güvenliğini ciddi şekilde tehdit eden davranışlara da zemin hazırlamaktadır.
Özellikle eski eş, eski sevgili, reddedilen bir tanıdık, komşu, iş arkadaşı veya tamamen yabancı bir kişi tarafından sürekli aranmak, mesaj gönderilmesi, sosyal medya üzerinden rahatsız edilmek, ev veya iş yeri çevresinde beklenmesi ya da farklı hesaplar açılarak iletişim kurulmaya çalışılması, mağdurlar üzerinde ciddi psikolojik baskı oluşturabilmektedir.
Türk hukukunda uzun yıllar bu tür davranışlar, somut olayın özelliklerine göre kişilerin huzur ve sükûnunu bozma, tehdit, hakaret, şantaj veya özel hayatın gizliliğini ihlal gibi farklı suç tipleri kapsamında değerlendiriliyordu. Ancak bu düzenlemeler her olay bakımından yeterli koruma sağlamıyordu.
Bu ihtiyacın sonucu olarak, Türk Ceza Kanunu’nun 123/A maddesi ile ısrarlı takip suçu bağımsız bir suç olarak düzenlenmiştir. Bu düzenleme sayesinde mağdurun yalnızca fiziksel olarak değil; telefon, mesaj, e-posta, sosyal medya ve benzeri iletişim araçları üzerinden sistematik biçimde rahatsız edilmesi de belirli şartlar altında cezai yaptırıma bağlanmıştır.
Israrlı Takip Suçu Nedir?
Israrlı takip suçu, bir kişinin istemediği hâlde aynı kişi tarafından tekrar eden, ısrar gösteren ve mağdur üzerinde ciddi huzursuzluk, korku veya güvenlik endişesi oluşturan takip veya iletişim kurma davranışlarının cezalandırılmasını amaçlayan bir suç tipidir. Bu suçun temel amacı yalnızca fiziksel güvenliği değil, bireyin huzur içinde yaşama hakkını, özel hayatını, psikolojik bütünlüğünü ve kişisel özgürlüğünü de korumaktır. Kanun koyucu, her rahatsız edici davranışı suç olarak kabul etmemiştir. Suçun oluşabilmesi için davranışların belirli bir yoğunluğa ulaşması ve mağdur üzerinde kanunda aranan sonucu doğurması gerekir.
Bu yönüyle ısrarlı takip suçu, tek seferlik bir iletişimden ziyade süreklilik gösteren ve mağdurun yaşamını olumsuz etkileyen davranışları hedef almaktadır.
Israrlı Takip Suçunun Hukuki Dayanağı
Israrlı takip suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 123/A maddesinde düzenlenmiştir. Madde ile amaçlanan temel husus, bireylerin sürekli takip edilmek veya tekrar eden iletişim girişimlerine maruz kalmak nedeniyle günlük yaşamlarını değiştirmek zorunda kalmalarının önüne geçmektir. Bu düzenleme, özellikle uluslararası alanda “stalking” olarak bilinen davranış biçimine karşı ceza hukuku alanında açık bir koruma sağlamaktadır.
Korunan Hukuki Değer
Israrlı takip suçuyla korunan hukuki değer yalnızca mağdurun fiziksel güvenliği değildir. Madde ile aynı zamanda;
- kişinin huzur ve sükûnu,
- özel hayatı,
- hareket özgürlüğü,
- psikolojik bütünlüğü,
- güvenlik duygusu,
- kişisel yaşam alanı
koruma altına alınmaktadır. Bu nedenle mağdurun mutlaka fiziksel saldırıya uğramış olması aranmaz. Sürekli rahatsız edilmesi nedeniyle yaşamını değiştirmek zorunda kalması veya kendisi ya da yakınları hakkında ciddi bir güvenlik endişesi duyması da suçun değerlendirilmesinde önem taşır.
Israrlı Takip Suçunun Unsurları
Bir davranışın ısrarlı takip suçunu oluşturabilmesi için her rahatsız edici hareket yeterli değildir. Kanunda yer alan şartların somut olayda birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Genel olarak şu unsurlar öne çıkar:
- Fail tarafından gerçekleştirilen ısrarlı davranışların bulunması,
- Bu davranışların mağduru takip etmeye veya iletişim kurmaya yönelik olması,
- Davranışların mağdurda ciddi huzursuzluk veya güvenlik endişesi oluşturması ya da mağdurun günlük yaşamını değiştirmesine neden olması,
- Fiilin kasten işlenmesi.
Bu şartlar gerçekleşmeden yalnızca tek bir telefon araması, tek bir mesaj veya tek seferlik karşılaşma, her somut olayda otomatik olarak ısrarlı takip suçunu oluşturmaz.
“Israr” Ne Anlama Gelir?
Madde metnindeki en önemli kavram “ısrar”dır. Israr, aynı davranışın belirli bir süre boyunca tekrarlanması, mağdurun istemediğinin anlaşılmasına rağmen devam edilmesi ve davranışların süreklilik göstermesi anlamına gelir. Ancak kanun, “üç kez ararsa suç olur” veya “beş mesaj gönderilirse suç oluşur” şeklinde sayısal bir ölçüt belirlememiştir. Bu nedenle her olay kendi özellikleri içinde değerlendirilir.
Örneğin;
- Bir kişiye tek bir kez özür mesajı gönderilmesi ile,
- Günlerce farklı numaralardan onlarca kez aranması,
aynı hukuki değerlendirmeye tabi tutulamaz.
Mahkeme; davranışın süresini, sıklığını, içeriğini, mağdur üzerindeki etkisini ve olayın tüm koşullarını birlikte değerlendirir.
Her Israrlı Davranış Suç Oluşturur mu?
Hayır. Bir davranışın rahatsız edici bulunması tek başına ceza verilmesi için yeterli değildir. Örneğin;
- Alacağını tahsil etmek amacıyla makul sınırlar içinde yapılan iletişim,
- Bir kez gönderilen iş başvurusu,
- Yanlışlıkla yapılan arama,
- Tek seferlik bir görüşme talebi,
kural olarak ısrarlı takip suçu kapsamında değerlendirilmez. Buna karşılık, mağdur açıkça iletişim kurmak istemediğini belirtmesine rağmen farklı telefon numaraları, sahte sosyal medya hesapları veya başka kişiler aracılığıyla sürekli iletişim kurulmaya çalışılması; mağdurun evi, iş yeri veya sık bulunduğu yerlerde sistematik şekilde takip edilmesi gibi davranışlar somut olayın özelliklerine göre suç teşkil edebilir.
Bu nedenle her olayın kendi delilleri ve koşulları içinde değerlendirilmesi gerekir
Israrlı Takip Suçunun Maddi Unsurları
Israrlı takip suçunun oluşabilmesi için yalnızca rahatsız edici davranışların varlığı yeterli değildir. Kanun, belirli şartların birlikte gerçekleşmesini aramaktadır. Bu nedenle her olay, kendi özellikleri çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Mahkeme değerlendirme yaparken davranışların sayısından çok; sürekliliğini, yoğunluğunu, mağdur üzerindeki etkisini ve failin amacını dikkate alır.
- Israrlı Şekilde Fiziksel Takip
Kanunda açıkça belirtilen ilk seçimlik hareket, mağdurun fiziksel olarak ısrarlı biçimde takip edilmesidir. Bu kapsamda örnek olarak;
- Evinin önünde sürekli beklemek,
- İş yerine sürekli gitmek,
- Spor salonunda veya okul çıkışında devamlı karşısına çıkmak,
- Alışveriş merkezlerinde bilinçli şekilde peşinden gitmek,
- Aracıyla mağduru takip etmek,
- Aynı güzergâhı sürekli kullanarak mağdurun karşısına çıkmak,
somut olayın özelliklerine göre ısrarlı takip suçunu oluşturabilir. Ancak tek bir tesadüfî karşılaşma veya aynı mahallede oturulması nedeniyle karşılaşılması tek başına suç olarak değerlendirilemez. Önemli olan, failin mağduru bilinçli ve sistematik şekilde takip ettiğinin delillerle ortaya konulabilmesidir.
- İletişim Araçlarıyla Israrlı Takip
Israrlı takip suçu yalnızca fiziksel takipten ibaret değildir. Telefon, internet ve dijital iletişim araçları üzerinden gerçekleştirilen sistematik rahatsız etme davranışları da suç kapsamında değerlendirilebilir. Örneğin;
- Sürekli telefonla aramak,
- Israrla SMS göndermek,
- WhatsApp üzerinden tekrar tekrar yazmak,
- Telegram, Signal veya benzeri uygulamalardan sürekli mesaj göndermek,
- E-posta göndermeye devam etmek,
- Sesli mesaj bırakmak,
- Görüntülü arama taleplerini sürekli yinelemek,
şartları oluştuğunda suçun maddi unsurunu oluşturabilir. Burada önemli olan, iletişim kurulmak istenmesi değil; mağdurun istemediği açıkça anlaşılmasına rağmen bu davranışların ısrarla sürdürülmesidir.
- Sosyal Medya Üzerinden Israrlı Takip
Günümüzde en sık karşılaşılan takip biçimlerinden biri de sosyal medya platformları üzerinden gerçekleştirilmektedir. Örneğin;
- Sürekli Instagram mesajı göndermek,
- Engellenmesine rağmen yeni hesap açarak yazmaya devam etmek,
- Facebook üzerinden farklı hesaplarla iletişim kurmaya çalışmak,
- X (eski adıyla Twitter) üzerinden sürekli etiketlemek,
- TikTok üzerinden tekrar tekrar mesaj göndermek,
- LinkedIn üzerinden rahatsız edici şekilde iletişim kurmaya çalışmak,
somut olayın özelliklerine göre suç kapsamında değerlendirilebilir. Buna karşılık, bir kişinin herkese açık sosyal medya hesabını yalnızca görüntülemek veya herkese açık paylaşımlarını görmek, tek başına ısrarlı takip suçunu oluşturmaz.
- Sahte Hesap Açarak Takip Etmek
Uygulamada en çok karşılaşılan yöntemlerden biri de mağdur tarafından engellenen kişinin farklı isimlerle yeni sosyal medya hesapları açmasıdır.
Örneğin;
- Bir hesap engellenince ikinci hesap açılması,
- Farklı telefon numarası alınması,
- Başkasının adına hesap oluşturulması,
- Yakın arkadaşın hesabının kullanılması,
gibi yöntemlerle iletişim kurulmaya devam edilmesi, olayın özelliklerine göre ısrar unsurunun varlığı bakımından önemli bir gösterge olabilir. Bu tür davranışlar tek başına otomatik olarak suç oluşturmaz; ancak diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde ısrarlı takip suçunun oluştuğuna ilişkin kanaati güçlendirebilir.
- Çiçek, Hediye ve Kargo Göndermek
Uygulamada şu soru sıkça sorulmaktadır:
“Sürekli çiçek göndermek suç mudur?”
Bunun tek bir cevabı yoktur. Bir kez gönderilen bir çiçek veya özür hediyesi, tek başına suç oluşturmayabilir. Ancak;
- mağdur açıkça istemediğini belirtmesine rağmen,
- farklı tarihlerde sürekli çiçek gönderilmesi,
- hediyelerin iş yerine veya eve tekrar tekrar ulaştırılması,
- mağdur üzerinde baskı kurma amacı taşıması,
hâlinde somut olayın özelliklerine göre ceza hukuku bakımından değerlendirme yapılabilir.
- Eski Sevgilinin Sürekli Araması Israrlı Takip Sayılır mı?
En çok merak edilen konulardan biri budur. Boşanma, nişanın bozulması veya ilişkinin sona ermesinden sonra taraflardan biri iletişimi sürdürmek isteyebilir. Ancak karşı taraf açıkça;
- “Beni arama.”
- “Mesaj gönderme.”
- “Benimle iletişim kurma.”
şeklinde iradesini ortaya koymasına rağmen ısrarla iletişim kurulmaya devam edilmesi, diğer şartların da bulunması hâlinde ısrarlı takip suçunu gündeme getirebilir. Buna karşılık, çocuk teslimi, ortak malvarlığı, devam eden dava veya zorunlu hukuki süreçlerle sınırlı ve ölçülü iletişim, tek başına bu suç kapsamında değerlendirilemez.
- İş Yerine Gitmek Israrlı Takip Suçu Oluşturur mu?
Mağdurun çalıştığı yere sürekli gidilmesi, beklenmesi veya iş arkadaşları aracılığıyla iletişim kurulmaya çalışılması, olayın özelliklerine göre ısrarlı takip kapsamında değerlendirilebilir. Özellikle bu davranışlar;
- mağdurun iş hayatını olumsuz etkiliyor,
- iş yerini değiştirmesine neden oluyor,
- ciddi güvenlik endişesi oluşturuyorsa,
ceza sorumluluğu bakımından önem kazanabilir.
- Israrlı Takip Suçunda Kast
Bu suç yalnızca kasten işlenebilir.
Failin;
- davranışlarının mağdur tarafından istenmediğini bilmesi,
- buna rağmen aynı davranışları sürdürmesi,
önem taşır. Yanlış numaranın birkaç kez aranması, teknik bir hata nedeniyle mesaj gönderilmesi veya iletişim iradesinin sona erdiğinin objektif olarak anlaşılamadığı durumlar, her somut olayda ayrı değerlendirilmelidir. Mahkeme, failin kastını; mesaj içerikleri, arama kayıtları, tanık anlatımları, kamera görüntüleri ve diğer deliller ışığında değerlendirir.
Uygulamada Delil Olarak Neler Kullanılabilir?
Israrlı takip suçunda deliller büyük önem taşır. Özellikle dijital iletişim söz konusu olduğunda delillerin eksiksiz şekilde muhafaza edilmesi gerekir. Başlıca deliller şunlardır:
- WhatsApp yazışmaları,
- SMS kayıtları,
- Arama kayıtları,
- E-posta içerikleri,
- Sosyal medya mesajları,
- Ekran görüntüleri,
- Güvenlik kamerası kayıtları,
- Tanık beyanları,
- Konum ve giriş-çıkış kayıtları (hukuka uygun şekilde elde edilmiş olması şartıyla).
Ancak unutulmamalıdır ki her ekran görüntüsü tek başına yeterli olmayabilir. Delillerin hukuka uygun şekilde elde edilmiş olması ve birlikte değerlendirilmesi önemlidir.
Israrlı Takip Suçunun Nitelikli Hâlleri
Kanun koyucu, bazı durumlarda ısrarlı takip suçunun mağdur üzerinde daha ağır sonuçlar doğurabileceğini kabul etmiş ve bu hâllerde daha ağır ceza öngörmüştür. Özellikle;
- mağdurun çocuk olması,
- fail hakkında mağdura karşı verilmiş uzaklaştırma veya yaklaşmama kararının bulunmasına rağmen fiilin işlenmesi,
- fiilin mağdurun okulunu, iş yerini, konutunu değiştirmesine veya eğitimini ya da işini bırakmasına neden olması
gibi durumlar, kanunda daha ağır yaptırıma bağlanan hâller arasında yer almaktadır.
Bu düzenlemelerin amacı, yalnızca mağdurun mevcut huzurunu değil, gelecekteki güvenliğini ve yaşam düzenini de korumaktır.
Israrlı Takip Suçunda Şikâyet Süresi
Israrlı takip suçu, kural olarak şikâyete bağlı suçlar arasında yer almaktadır. Bu nedenle mağdurun, faili ve fiili öğrendiği tarihten itibaren kanunda öngörülen süre içinde şikâyet hakkını kullanması gerekir. Şikâyet süresinin geçirilmesi hâlinde, kural olarak soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Ancak suçun niteliği, zincirleme şekilde devam eden eylemler veya başka suçlarla birlikte işlenmesi gibi durumlarda süre hesabı somut olaya göre değişebileceğinden, her dosya ayrıca değerlendirilmelidir.
Israrlı Takip Suçu ile 6284 Sayılı Kanun Arasındaki İlişki
Uygulamada sıkça karıştırılan konulardan biri de budur. Ceza soruşturması ile 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında alınabilecek koruyucu ve önleyici tedbirler birbirinden farklı hukuki mekanizmalardır.
Bir kişi hakkında 6284 sayılı Kanun kapsamında;
- yaklaşmama,
- iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme,
- konuttan uzaklaştırma,
- belirli yerlere yaklaşmama
gibi tedbir kararları verilmiş olabilir.
Bu tedbirlerin ihlal edilmesi, kendi hukuki sonuçlarını doğurur. Ayrıca aynı davranışlar, şartları varsa ısrarlı takip suçu bakımından da değerlendirmeye konu olabilir. Dolayısıyla ceza yargılaması ile 6284 kapsamındaki koruma tedbirleri birbirini dışlamaz; aksine bazı olaylarda eş zamanlı olarak uygulanabilir.
Sık Sorulan Sorular (SSS)
- Israrlı takip suçu nedir?
Israrlı takip suçu, bir kişinin istemediği hâlde aynı kişi tarafından tekrar eden takip veya iletişim kurma davranışlarına maruz bırakılması ve bu davranışların mağdur üzerinde kanunda aranan sonucu doğurması hâlinde oluşabilen bir suçtur.
- Bir kez mesaj atmak ısrarlı takip suçu oluşturur mu?
Kural olarak tek bir mesaj veya tek bir arama, tek başına ısrarlı takip suçunun oluşması için yeterli değildir. Olayın özellikleri, davranışın devam edip etmediği ve mağdur üzerindeki etkisi birlikte değerlendirilir.
- WhatsApp üzerinden sürekli mesaj göndermek suç mudur?
Mağdurun istemediği açıkça bilinmesine rağmen ısrarla ve sistematik biçimde mesaj gönderilmeye devam edilmesi, somut olayın özelliklerine göre ısrarlı takip suçu kapsamında değerlendirilebilir.
- Instagram’dan sürekli takip isteği göndermek suç oluşturur mu?
Tek bir takip isteği ile sürekli farklı hesaplar açarak takip isteği göndermek aynı hukuki değerlendirmeye tabi değildir. Israrın varlığı ve mağdur üzerindeki etkisi önem taşır.
- Engellendikten sonra farklı numaradan yazmak suç mudur?
Bu davranış, diğer şartlarla birlikte değerlendirildiğinde ısrar unsurunun varlığı bakımından önemli bir gösterge olabilir.
- Eski sevgiliyi aramak her zaman suç mudur?
Hayır. Her arama suç oluşturmaz. Ancak mağdurun iletişim kurmak istemediği açıkça bilinmesine rağmen sistematik şekilde iletişime devam edilmesi ve kanunda aranan şartların oluşması hâlinde ceza sorumluluğu gündeme gelebilir.
- Israrlı takip suçunda görevli mahkeme hangisidir?
Kural olarak görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir.
- Israrlı takip suçunda şikâyet süresi ne kadardır?
Şikâyete bağlı suçlarda, mağdurun faili ve fiili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikâyet hakkını kullanması gerekir. Ancak somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yapılmalıdır.
- Israrlı takip suçunda delil olarak neler kullanılabilir?
WhatsApp yazışmaları, SMS kayıtları, arama kayıtları, e-postalar, sosyal medya mesajları, güvenlik kamerası görüntüleri, tanık anlatımları ve hukuka uygun şekilde elde edilmiş diğer dijital kayıtlar delil olarak değerlendirilebilir.
SONUÇ
Israrlı takip suçu, bireylerin yalnızca fiziksel güvenliğini değil; huzur içinde yaşama hakkını, özel hayatını ve psikolojik bütünlüğünü korumayı amaçlayan önemli bir ceza hukuku düzenlemesidir. Bununla birlikte her rahatsız edici davranışın otomatik olarak bu suçu oluşturduğu söylenemez. Davranışların sürekliliği, mağdur üzerindeki etkisi, failin kastı ve somut olayın tüm koşulları birlikte değerlendirilmelidir. Mağdur açısından delillerin zamanında toplanması ve korunması büyük önem taşırken; şüpheli açısından da olayın bütün yönleriyle değerlendirilmesi ve savunmanın hukuki çerçevede hazırlanması gerekir. Bu nedenle ısrarlı takip iddiasıyla karşılaşan veya bu suçun mağduru olduğunu düşünen kişilerin, hak kaybı yaşamamaları adına hukuki destek almaları önem taşımaktadır.

