Aile Ve Miras Hukuku

Aldatma Nedeniyle Boşanma (Yeni-2025)

Aldatma (Zina) Nedeniyle Boşanma Evlilik sürecinde eşlerden birisinin ya da her ikisinin birbirini aldatması sonucu aldatma nedeni ile boşanma davası açılır. Evlilik birliği sürecinde çiftlerden herhangi birisinin ihanet etmesi zina yani aldatma olarak adlandırılır. İzmir Avukat Kadir KARAKUŞ olarak yıllar süren boşanma davaları tecrübelerim neticesinde haklarınız ve menfaatleriniz doğrultusunda süreci atlatmanız için size faydalı olacak bilgiler sunmayı amaçlıyor.

Aldatma (Zina) Nedeniyle Boşanma davasının açılabilmesi için mutlaka çiftlerin evlilik birliği içerisinde olması gerekir. Yani çiftlerin resmi nikahlı olması aldatma davası açabilmek için gerekli olan bir durumdur. Birbirleri ile evli olan çiftler evlilik birliği içerisinde aldatma durumuna başvurduğunda aldatılan taraf aldatma durumu için boşanma davası açılabilir. İzmir Boşanma Avukatı olarak birçok davada deneyimlediğimiz gibi aldatma davasının açılabilmesi için mutlaka eşlerden birisinin karşı cins ile kusurlu olacak şekilde cinsel ilişkiye girmesi gerekir.

Aldatma (Zina) Nedeniyle Boşanma davası açıldığında zinanın tespit edilmesi oldukça önemlidir. Boşanmanın çekişmeli mi? Anlaşmalı Boşanma Davası mı olduğuna karar verdikten sonra hukuka uygun her türlü delil ile birlikte zinanın tespit edilebilmesi mümkündür. Farklı birçok yöntem ile zinanın tespit edilebilmesi mümkündür. Zina nedeni ile yani aldatma nedeni ile açılan boşanma davaları mutlak boşanma sebepleri arasında yer alır. Eğer bu konuda hukuki desteğe ihtiyacınız var ise İzmir Avukat Numaraları ulaşarak destek alabilirsiniz. Herhangi bir olayın kanıtlanmasına gerek kalmadan sadece aldatma eylemi ispat edilerek boşanma işlemi gerçekleştirilebilir.

Aldatma ( Zina) Nedir?

Zina, evlilik birliği içinde eşlerden birinin, diğerini başka bir kişiyle aldatmasıdır. Türk Medeni Kanunu’na göre, eşlerden birinin karşı cinsle evlilik dışı cinsel ilişkiye girmesi zina olarak tanımlanır. İzmir boşanma avukatı ile çalışanlar, zina durumunda aldatan eşin hukuken kusurlu sayıldığını ve bu durumun boşanma davasında önemli bir delil oluşturabileceğini bilir. Zina, evliliğin güven temelini sarsan ciddi bir kusur olarak kabul edilir.

Zina Kapsamına Giren ve Girmeyen Durumlar

Türk Medeni Kanunu’nda zina, yalnızca karşı cinsle yaşanan cinsel ilişkiyi kapsar. Örneğin, bir kadının başka bir erkekle, bir erkeğin ise başka bir kadınla ilişkiye girmesi zina sayılır. Ancak, aynı cinsle yaşanan ilişkiler (örneğin, kadın-kadın veya erkek-erkek) Medeni Kanun’a göre zina olarak değerlendirilmez. Aynı şekilde, hayvanlarla cinsel ilişki de zina kapsamına girmez, fakat bu tür durumlar başka hukuki sonuçlar doğurabilir. İzmir boşanma avukatı, zina iddiasıyla dava açarken bu ayrımları göz önünde bulundurarak delillerin doğru şekilde sunulmasına yardımcı olur.

Boşanmada aldatma olursa ne olur?

Eşlerden biri, karşı cinsle ilişkiye girerek zina yaptığında, diğer eş aldatma (zina) nedeniyle boşanma davası açma hakkına sahiptir. Zina, evlilik birliğini temelden sarsan bir durum olduğundan, bu durumda mahkeme tarafından mutlak boşanma kararı verilir. Açılan dava, zinanın ispatlanması halinde boşanmayla sonuçlanır ve bu süreç, evliliğin sona ermesi için kesin bir neden olarak kabul edilir.

Karısını Aldatan Kocanın Cezası Nedir?

Türk Ceza Kanunu’na göre, karısını aldatan kocanın cezai sorumluluğu yoktur; zina suç sayılmaz. Ancak Türk Medeni Kanunu’nda zina, boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir. Zina yapan eş, boşanma davasında asli kusurlu bulunur ve şartlar oluştuğunda diğer eşe maddi ve manevi tazminat ödemekle yükümlü olabilir. Ayrıca, Türk Medeni Kanunu’nun 236/II maddesi uyarınca, zina veya hayata kast nedeniyle boşanmada, hâkim kusurlu eşin mal paylaşımındaki artık değer payını hakkaniyete uygun şekilde azaltabilir veya tamamen kaldırabilir.

Kocasını Aldatan Kadının Cezası Nedir?

Evli kadının zina (aldatma) eylemi, Türk Ceza Kanunu tarafından yasaklanmamıştır. Bu nedenle, yasa, aldatma olarak da bilinen zina eylemi için ceza veremez. Hukuki sonuçları ayrıdır. Evli bir kadın kocasını aldatırsa, boşanma gerçekleşir ve kocasından nafaka (Bkz. İzmir Nafaka Avukatı ) ve tazminat alamaz ve mal paylaşımındaki payı azalır.

Aldatma Sonucu Boşanma Mal Paylaşımı

1Eşlerden herhangi birisi zina nedeniyle Aldatma (Zina) Nedeniyle Boşanma davası açtığında mal paylaşımının nasıl olacağı da merak edilen konular arasında yer alır. Eşlerden herhangi birisi karşı tarafın sadakatsizliğine uğradığında zina davası açabilme hakkına sahip olur. Zina davasında mal paylaşımı ise birçok konuya göre değişiklik gösterir. Zina nedeniyle boşanma kararı alındıktan sonra zina durumu göz önünde bulundurularak mal paylaşımı yapılmalıdır. Zina durumu göz önünde bulundurulacağı için mal ve varlığın yarı yarıya paylaşılması söz konusu olmayabilir. Mahkeme zina davasında kusurlu olan tarafın alacağı hakkın azaltılmasına karar verebilir ya da aldatan tarafın herhangi bir şekilde mal varlıktan faydalanmamasına karar verebilir.

Zina nedeniyle boşanma davası açan eş bu durumu kanıtladıktan sonra mal paylaşımında haklı duruma düşer. Yani aldatan kişi mal varlıkta söz sahibi olma hakkından uzaklaşabilir. Hakim davada çocuk olup olmaması evliliğin süresi gibi birçok kriteri göz önünde bulundurarak mal paylaşımı yapar. Bu durumlar göz önünde bulundurulduğunda aldatan kişinin alacağı mal hakkında düzenlemeler yapılabilir. Boşanma davalarında zina nedeni ile açılan davalar mal paylaşımında farklılık oluşmasını sağlar. Fakat zina nedeni ile açılan davalarda mal paylaşımı genel olarak yarı yarıya yapılmaktadır.

Aldatılan eş ne kadar tazminat alır?

Aldatma (zina) nedeniyle boşanma davasında tazminat miktarı, her davanın özel koşullarına göre belirlenir. Zina yapan eş, boşanmada tam kusurlu kabul edildiği için genellikle daha yüksek tazminat ödemekle yükümlü olur. Mahkeme, aldatan eşin gelir durumuna ve olayın ağırlığına bağlı olarak, örneğin maaşının on katı gibi bir miktarda manevi tazminata hükmedebilir. Ancak, aldatılan eş aldatan eşe şiddet uygulamışsa, mahkeme kusurları eşit görebilir ve bu durumda tazminat ödenmeyebilir.

Zina Nedeniyle Boşanma Davasında Şartlar

Zina (aldatma) nedeniyle boşanma davası açabilmek için belirli şartların sağlanması gerekir. Eşlerden biri zina yaptığında, aldatılan eş boşanma davası açma hakkına sahiptir. Ancak, aldatılan eş zinayı öğrendikten sonra 5 yıl içinde dava açmalıdır; bu süre geçerse zina nedeniyle dava açma hakkı ortadan kalkar. Ayrıca, zina yapan eşi affeden taraf, bu nedenle boşanma davası açamaz.

Boşanmada Aldatma Delilleri

Zina (aldatma) nedeniyle boşanma davası açabilmek için eşlerin geçerli bir evlilik birliği içinde olması şarttır. Evlilik öncesi veya boşanma davasından sonraki aldatmalar zina sayılmaz. Zina, eşlerden birinin karşı cinsle cinsel ilişkiye girmesiyle oluşur; öpüşme, sarılma gibi davranışlar zina için yeterli değildir. Dava açılırken, aynı yatakta çekilmiş fotoğraflar, otel buluşmaları, mesajlaşmalar gibi somut deliller mahkemede kanıt olarak sunulabilir. Zina davasında, aldatan eşin bu eylemi bilerek ve isteyerek gerçekleştirmiş olması, yani ayırt etme gücüne sahip olması gerekir.

Aldatmada (Zina) Dava Açma Süresi

Evlilik birliği içinde eşlerden biri zina yaparak aldatırsa, aldatılan eş zina nedeniyle boşanma davası açma hakkına sahiptir. Ancak bu hak, belirli sürelerle sınırlıdır. Aldatılan eş, zinayı öğrendikten sonra 6 ay içinde ve her durumda olayın üzerinden 5 yıl geçmeden dava açmalıdır. 5 yıl geçtikten sonra açılan davalar zamanaşımı nedeniyle geçersiz sayılır. Bu nedenle, aldatılan eşin belirtilen süreler içinde dava açması önemlidir. Ayrıca, aldatılan eş zinayı affederse, zina nedeniyle boşanma davası açma hakkını kaybeder; affetme, bu hakkın ortadan kalkmasına yol açar.

Aldatan eş boşanmak istemezse ne olur?

İzmir Boşanma avukatı olarak, boşanma davasını açacak kişinin eşi tarafından aldatıldığını öğrendiği tarihten itibaren en geç altı ay içinde aldatma nedeniyle boşanma davasını açması gerekir.

Aldatıldığını öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde boşanma davası açmazsa, aldatılan eş affetilmiş sayılır ve boşanma davası açma hakkını kaybeder. Bu hak kaybının tek istisnası, aldatan eşin hala aldatma yapması halidir. Yani, aldatan eş aldatma eylemine son vermezse, 6 aylık hak düşürücü süre işlemeye başlamaz.

Yorum yapın

Bizi Arayın ........ ....... Whatsapp